Für den Inhalt dieser Seite ist eine neuere Version von Adobe Flash Player erforderlich.

Adobe Flash Player herunterladen

Für den Inhalt dieser Seite ist eine neuere Version von Adobe Flash Player erforderlich.

Adobe Flash Player herunterladen

$ DOLAR → Alış: 3,65 / Satış: 3,67
€ EURO → Alış: 4,30 / Satış: 4,31

TÜRK HUKUK SİSTEMİNE OLAN GÜVEN YENİDEN TESİS EDİLMELİ

TÜRK HUKUK SİSTEMİNE OLAN GÜVEN YENİDEN TESİS EDİLMELİ
  • 15.08.2017
  • 350 kez okundu
Almanya’nın da Türkiye’ye iktisadi yönden ihtiyacı var !

Son dönemlerdeki Türkiye-Almanya arasındaki gerginliği sebepleri ve bu konuda yapılması gerekenler konusunda Hayat Yayın Yönetmeni Mehmet Atak’ın sorularını yanıtlayan Sosyal Bilimci Yaşar Aydın, “Sorunların çözümünde diplomatik kanallar devreye girmelidir” dedi.

Hayat Dergisi : ÖZEL RÖPORTAJ
Şu an Hamburg’da Evangelische Hochschule für Sozial Arbeit und Diakonie Üniversitesi’nde Sosyoloji dersleri verip, haftalık Der Freitag ve Vorwärts gazetelerine yorumlar yazan; Uluslararası İlişkiler, milliyetçilik, ırkçılık, göç hareketleri, sosyal hareketler, modernite, sosyal devlet ve benzeri toplumsal konulara ilişkin İngilizce, Almanca ve Türkçe birçok bilimsel makale ve denemeleri bulunan; üç telif, bir de popüler kültür konulu bir derleme kitabı yayınlanan Dr. Yaşar Aydın, Almanya ile Türkiye arasında yaşanan politik sürtüşmenin görünürdeki ve perde arkasındaki nedenlerini açıklarken, çözüm yollarını da belirtti.
İşte Dr. Yaşar Aydın’la  söyleşimiz:

* Sayın Aydın, 1. Dünya Savaşı yıllarında Türk ordusuna dahil ettiğimiz subaylarıyla aynı cephelerde çarpıştığımız, NATO müttefikimiz ve bugün 3 milyona yakın insanımızla birlikte 70 bini aşkın firmayla, Bakan seviyesindeki politikacılarımız ve de çeşitli meslekten yetişkin Türkiye kökenlilerimizle yaşamakta olduğumuz Almanya ile ülkemiz Türkiye, maalesef son yılların en derin krizini yaşıyor. İki dost ülkenin insanlarını da oldukça rahatsız eden bu gerginliğin başlıca nedenlerini özetler misiniz lütfen.

SEBEP: GÜNCEL GELİŞMELER VE ÇIKAR ÇATIŞMASI

YAŞAR AYDIN: Almanya ile Türkiye arasındaki gerginliğin nedenlerini iki başlık altında toparlayabiliriz. Bir, güncel gelişmelerden kaynaklanan gerginlikler. Örneğin Deniz Yücel’in tutukluluğu, Alman uyruklu aktivistlerin tutuklanması, Türk siyasetçilerine Almanya’da salon toplantıları yapma izninin verilmemesi, siyasetçilerin karşılıklı atışmaları vs. Tabi buna Türkiye’deki otoriter eğilimler, basına yapılan baskılar ve hukuk devleti ilkeleriyle çelişen uygulamaları da eklememiz gerekiyor. Bunlar Almanya’nın kaygıyla izlediği ve tepli verdiği gelişmeler.

İkincisi ise iki ülke ülke arasında birçok ortak çıkarın yanında çıkar çatışmalarının da mevcut olması. Örneğin Balkanlar’da Almanya ile Türkiye jeostrajik bakımdan rakip konumda. Ayrıca Türkiye’nin Rusya’ya yakınlaşması da Almanya açısında ciddi bir sorun, çünkü Almanya Rusya’yı rakip ülke olarak görüyor ve Rusya üzerindeki baskıyı artımak istiyor. Rusya, Kırım’ı ilhak etmekle tek taraflı bir sınır değişimini gerçekleştirmiş bir devlet ve 1991’de temeli atılan Avrupa barışını tehdit eden bir konumda. Tabi bir de Almanya’da yaşayan Türklerin Türkiye ile sıkı siyasi bağlar geliştirmesinden hoşnut değil; çünkü Ankara’nın Türkleri bir baskı aracı olarak kullanmasından kaygılanıyor.

* Yaşanan bu krizin Türkiye’ye Ekonomik ve Politik yönden etkisi nasıl yansıyabilir ?

TÜRK HUKUK SİSTEMİNE OLAN GÜVEN YENİDEN TESİS EDİLMELİ
Y.A: Türkiye’ye giden Alman turist sayısında ciddi bir azalma sözkonusu. Ayrıca Almanya’nın Hermes kredi garantilerini gözden geçirmesi de Türk ekonomisini olumsuz biçimde etkileyebilir. Ekonominin yenide canlanması ve 2000’li yıllardaki dinaminizmini yakayabilmesi için AB pazarına ihtiyaç var. Gümrük Birliği’nin genişletilmesi de Türk ekonomisi için son derece önemli. Ancak herşeyden önce Türkiye’de hukuk sistemine olan güvenin yeniden tesis edilmesi, siyasi, iktisadi ve hukuki kurumların tahkim edilmesi ve yeniden sağlıklı bir rekabet ortamının oluşturulması gerekiyor. Türkiye’nin AB pazarı
olmadan ihtyaç duyduğu iktisadi dinamizmi yakalaması nerdeyse imkansız.

* Bu krizin bir de Hollanda ve Avusturya ayağı var. Avrupa Birliği de olumsuz tavır sergiliyor. Size göre, Türkiye ile Almanya arasındaki mevcut kriz, AB-Türkiye ilişkilerini de baltalar mı ?

Y.A : Mutlaka olumsuz etkileyecektir, ancak Almanya’nın elindeki imkanların da sınırsız olmadığı ortada. Birçok AB ülkesi, örneğin Fransa, İtalya ya da Polonya, Türkiye’ye Almanya’nın baktığı gözle bakmıyor, aynı hassasiyetleri de taşımıyor.
Almanya Türkiye’deki otoriter eğilimlerden rahatsız, ancak aynısı Polonya ve Macaristan için söylenemez, çünkü bu ülkelerde de benzeri otoriter eğilimler sözkonusu. Ayrıca Almanya ile Türkiye arasındaki gerilimde Almanya’daki Türkiye kökenli baskı gruplarının da payı var. Örneğin bir kesim Türkiye’ye karşı lobi faaliyetleri içinde ve Almanya’dan Türkiye’ye baskısını artırmasını talep ediyor. Mesela Alman partileri içindeki Türkiyeliler de o partilerin Türkiye’ye daha eleştirel hatta kuşkucu bakmasını da beraberinde getiriyor. Türkiye’de birçok şey yolunda gitmiyor. Ancak bir de Türkiye devleti ile ideolojik olarak sorunu olan kesimler var ve bunlar Almanya’nın Türkiye’ye bakışını ve Türkiye algısını dolaylı yollardan etkileyebiliyorlar. Böylesi bir durum örneğin Polonya ya da İtalya için geçerli değil ve dolayısıyla bu ülkelerin Türkiye ile ilgilili hassasiyetleri Almanya’nın hassasiyetlerinden oldukça farklı. Bu durumda onların Almanya’nın Türkiye politikasına tam destek vermesi söz konusu olmayabilir.

* İşin bir de Almanya cephesine bakalım. Türkiye ile yaşanmakta olan politik gerginlikten Almanya hangi konularda ne derece etkilenebilir ?

TÜRKLERİN ALMANYA TOPLUMUNA KATILIMI TEHLİKEYE GİREBİLİR
Y.A :Almanya ile Türkiye arasındaki iplerin daha da gerilmesi Türkiye’yi Avrupa’dan daha da uzaklaştırabilir ve Rusya’ya daha fazla yakınlaştırabilir. Berlin açısından Avrupa’nın güney kanadında – doğuda Rusya’dan sonra – ikinci bir rakip
bölgesel gücün oluşması  jeostratejik açıdan ciddi bir sorun teşkil etmektedir.

Almanya’nın Türkiye’ye sadece jeostratejik açıdan değil, iktisadi bakımdan da ihtiyacı var. Türkiye’nin terörle mücadelede yardımına ihtiyacı var. Bundan başka Türkiye, geçenlerde Siemens ile yapılan Rüzgar Enerjisi Parkı anlaşmasında
gördüğümüz gibi, Almanya yenilenebilir enerji sektörü için önemli bir pazar. Tabii Türkiye ile gerilimlerin artması Almanya’da yaşayan Türklerin Alman toplumuna katılımını da tehlikeye atabilir, Türklerin toplum ile bütünleşme sürecini sekteye uğratabilir.

* Son olarak, konuyu iki ülkenin insanları açısından değerlendirelim. Türkiye’ye giden Alman turist sayısında azalma var. Sert politik söylemlere inanan Türklerin bir bölümü kızgınlığını belirtiyor. Almanya’da yaşayan vatandaşlarımızın komşuluk ve iş ilişkileri eskisi gibi olmayabilir. Bu işin sonu nereye varacak ? İlişkilerin düzelmesi için neler yapılmalı ?

DİPLOMATİK KANALLAR DEVREYE SOKULMALIDIR
Y.A : İlişkilerin düzelmesi için öncelikle iki tarafta da sağduyuya ihtiyaç var. Olayları soğukkanlılıkla ele almalıyız. Bizler tabii ki Türkiye’deki gelişmelerle de ilgileneceğiz, ancak unutmamalıyız ki artık Almanya bizim ülkemiz. Uzun
yıllardan beri burada yaşıyoruz, hatta burada doğduk, eğitimimizi bu ülkede tamamladık, dolayısıyla iki ülke arasındaki diplomatik gerginlikleri Alman siyasetinden ve buradaki partilerden uzak durmanın bir gerekçesi yapmamalıyız.

Bu noktada yerel Türkçe basına da büyük görev düşüyor; onlar da duygusal ve fevri haber ve yorumlardan mümkün olduğunca kaçınmalıdırlar. Ancak Alman siyasetçilerine de büyük görevler düşüyor. Onların da Türk-Alman gerginliğinden ve burdaki Türk seçmenlerin 2015 parlamento seçimlerinde ve son referandumdaki tercihlerinden hareketle örneğin çifte vatandaşlık gibi
konularda geriye dönük tutumlardan uzak durmaları gerekir. Her iki ülke karar vericileri kamuoyu önünde tartışmaktan ve basın üzerinden atışmaktan imtina etmelidirler. Sorunların çözümünde diplomatik kanalları devreye sokmak iki
ülkenin de yararına olacaktır.

* Teşekkürler Sayın Aydın !..
………

Dr. YAŞAR AYDIN KİMDİR ?:
Hamburg Üniversitesi’nde sosyoloji ve iktisat bilimi öğrenimi sonrasında Lancaster Üniversitesi’nde sosyoloji
dalında yüksek lisans eğitimimi tamamladı. Takriben araştırmacı olarak çalıştı ve Hamburg Üniversitesi’nde dersler
verdi, sonrasında ise aynı üniversitede “Bir Sosyal Kurgu Olarak Yabancılığın Analizi ve Eleştirisi” başlıklı doktora tezini vererek doktor ünvanını aldı.
HWWİ Hamburgisches WeltWirtschaftsInstitut ve Berlin’de SWP – Stiftung Wissenschaft und Politik araştırma enstitüsünde Türkiye ile Almanya  arasındaki göç hareketleri, Türk dış politikası ve Türkiye’nin Dış Türklere yönelik politikaları (Diyaspora siyaseti) üzerine araştırmalar gerçekleştirdi. Hâlen Hamburg Diakonie Üniversitesi’nde Sosyoloji dersleri veriyor.

Hier klicken: Antworten, Allen antworten oder Weiterleiten

Sokak şenliklerine yoğun ilgi
  Sokak şenliklerine yoğun ilgi Almanya’nın liman kenti Hamburg’da haftasonu St. Pauli ve Altona semtlerinde düzenlenen sokak şenliklerine yoğun katılım...
HAMBURG PARLAMENTOSUNDAN NOTLAR..
HAMBURG PARLAMENTOSUNDAN NOTLAR  Sevgili Hamburglular, Federal Parlamento seçimleri sonrası yapılan ilk Hamburg Eyalet Parlamentosu oturumunun “Aktüalite Saati” bölümünde seçim sonuçları...
Presseerklärung zum Tag der offenen Moschee 2017
Seit 20 Jahren findet der Tag der offenen Moschee statt. 2007 hat der Koordinationsrat der Muslime (KRM) die Federführung für...
İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin yeni başkanı Mevlüt Uysal
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı için AKP’ninadayı Mevlüt Uysal ile CHP adayı Ekrem İmamoğlu yarıştı. İlk tur oylamasında kazanan çıkmadı. İlk...
Alanya’da tatil farklı oluyor….!
Her insanın biraz güneşe, morale, dinlenmeye ihtiyacı olduğu kesin. Bende 2017 yılında Şubatta İstanbul, Mart ayında İtalya (Bergama) Mayıs ayının...
Küçük Neva için Futbol Turnuvası
  Almanya’nın Hamburg kentinde yaşayan ve lösemi hastası olan 4 yaşındaki Neva’ya uygun ilik nakli bulmak için, Hamburg’taki Kuzey Kartallarından anlamlı...
Temizlik işçisinin adı bir meydana verildi
Türkiye kökenli temizlik işçisinin ismi meydana verildi 2015 yılında vefat eden Hamburg Belediyesi temizlik işçisi Trabzonlu Yüksel Muş’un adı, Hamburg’daki...
Hamburg Fenerbahçeliler Derneği Kongresi
Hamburg Fenerbahçeliler Derneği  kongresi 8 Ekim’de İlkbahar aylarında yapılan ve bazı üyelere zamanında davetiye ulaştırılmadığı gerekçesiyle yenilenmesi kararlaştırılan Hamburg Fenerbahçeliler...
HTBB’de tartışmalı Basın Kahvaltısı
HTBB’de tartışmalı Basın Kahvaltısı Hamburg Türk Basın Birliği’nin (HTBB) geleneksel Basın Kahvaltısı, “Futbolexpress” yayın yönetmeni Hurşit Köse’nin  evsahipliğinde Köz Patara...
24 Eylül’de seçilen 14 Türk Kökenli Milletvekili
Almanya Federal Parlamentosu seçimlerinde 14 Türk kökenli meclise girmeye hak kazandı. Geçen dönem ise bu sayı 11 idi. Seçilenlerin SPD,...
Hamburg’da bir meydana YÜKSEL MUŞ adı verilecek ve Hoşgörülü Kadınlar Grubu toplantısı
Kadınlar kahvaltısında kanser konusu ele alındı Ayda bir kez bir araya gelen Hoşgörülü Kadınlar Grubuna, İç Hastalıkları ve Onkoloji Uzmanı...
SEÇİM YORUMU: Barış Karabacak
Almanya seçimleri 6 partili Parlamento çıkardı 24 Eylül Pazar günü yapılan ve çok enteresan sonuçlar yaşanan Almanya Federal Parlamento seçimlerini,...
Alevi Kültür Dernegi Seminer Özeti- Türkiye`den emeklilik
Geçtiğimiz Pazar günü Hamburg Alevi kültür Merkezi önemli bir seminere ev sahipliği yaptı. Konuşmacı olarak Uzman Avukat Talha Barut’un katıldığı...
T.C. BERLİN BÜYÜKELÇİLİĞİ EĞİTİM MÜŞAVİRLİĞİ BASIN DUYURUSU
Berlin’deki Türkçe Okullarında Kira problemi Berlin Eğitim Müşavirliği tarafından yapılan açıklamada, Türkçe dersi verilen okullar için kira parası istenmesi karşısında...
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ